1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Duyuruları
  3. SGK Tecil ve Taksitlendirme Genelgesi 2018-39

SGK Tecil ve Taksitlendirme Genelgesi 2018-39

SGK Tecil ve Taksitlendirme Genelgesi 2018-39

SGK 6183 sayılı Kanunun 48/A maddesine ilişkin tecil ve taksitlendirme işlemleri hakkında 2018 39 sayılı genelge

T.C. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü
Sayı : 70660756-206.16.99-E. 15466498 15/11/2018
Konu : 6183 sayılı Kanunun 48/A maddesine ilişkin tecil ve taksitlendirme işlemleri
GENELGE 2018/39
Bilindiği üzere 18/5/2017 tarihli ve 7020 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda ve Bir Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 7 nci maddesiyle 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna 48/A maddesi eklenmiş olup buna göre tecil ve taksitlendirme işlemleri Kanunun 48 ve 48/A maddeleri kapsamında farklı usullere göre yürütüleceğinden 2011/53 sayılı Genelgenin Birinci Kısım, İkinci Bölümünün “2. Tecil ve taksitlendirme işlemleri” başlığı “2. 48 inci madde kapsamında tecil ve taksitlendirme işlemleri” şeklinde değiştirilmiş ve Birinci Kısım, İkinci Bölümüne “3. 48/A maddesi kapsamında tecil ve taksitlendirme işlemleri başlığı altında ayrıntıları aşağıda belirtilen yeni bir madde eklenmiştir.

3. 48/A maddesi kapsamında tecil ve taksitlendirme işlemleri

6183 sayılı Kanunun “Vergiye uyumlu mükelleflerin borçlarının tecili” başlıklı 48/A maddesinde; “ Devlete ait olup Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince takip edilen ve 213 sayılı Kanun kapsamına giren vergi, resim, harç ve cezalar ile bu alacaklara bağlı gecikme faizi ve gecikme zammının vadesinde ödenmesi veya haczin tatbiki veyahut haczolunmuş malların paraya çevrilmesi amme borçlusunu çok zor duruma düşürecekse, borçlu tarafından yazı ile istenmiş olmak ve aşağıdaki şartları taşımak koşuluyla vadesi bir yılı geçmemiş alacaklar, Maliye  muhasebe web com Bakanınca 36 ayı geçmemek üzere faiz ve teminat alınarak tecil olunabilir.

Madde hükmünden yararlanacak borçlunun;

1. Başvuru tarihi itibarıyla en az 3 yıl süreyle; ticari, zirai veya mesleki faaliyetleri nedeniyle yıllık gelir veya kurumlar vergisi mükellefi olması,

2. Başvuru tarihinden geriye doğru 3 yıla ait vergi beyannamelerini kanuni sürelerinde vermiş olması (Kanuni süresinde verilen bir beyannameye ilişkin olarak kanuni süresinden sonra düzeltme amacıyla veya pişmanlıkla verilen beyannameler bu şartın ihlali sayılmaz.),

3. Bu madde kapsamına giren ve başvuru tarihi itibarıyla vadesi 1 yılı geçmemiş borcunun borç ödemede hüsnüniyet sahibi olmasına rağmen ödenememiş olması,

şarttır. Şu kadar ki, bu madde ile 48 inci maddeye göre tecil edilen veya özel kanunlara göre ödeme planına bağlanan borcun bulunması madde hükmünden yararlanılmasına engel teşkil etmez.

Bu madde kapsamında tecil edilen alacaklara, 48 inci maddeye göre belirlenen oranda faiz tatbik edilir.

Amme borçlusunun alacaklı tahsil daireleri itibarıyla tecil edilen borçlarının toplamı beşyüz bin Türk lirasını (bu tutar dâhil) aşmadığı takdirde teminat şartı aranmaz. Bu tutarın üzerindeki amme alacaklarının tecilinde, gösterilmesi zorunlu teminat tutarı beşyüz bin Türk lirasını aşan kısmın %25 ’idir.

Cumhurbaşkanı;

1. Teminatsız tecil tutarını; yarısına kadar indirmeye, yeniden kanuni tutarına getirmeye, zorunlu teminat oranını %50’ye kadar artırmaya, sıfıra kadar indirmeye, yeniden kanuni orana getirmeye,

2. Borçlunun çok zor durum hâlinin tespitinde kullanılmak üzere varlıklar, yükümlülükler ve nakit akımlarını esas alan mali göstergeler ile mali durumu tespite yarayan diğer ölçütlere dayalı kriterleri belirlemeye, belirlenen kriterler çerçevesinde çok zor durum hâlini derecelendirmeye ve bu dereceleri dikkate alarak;

a) Tecil süresini 60 aya kadar uzatmaya,

b) Farklı faiz oranları belirlemeye,

3. Tecil edilecek gecikme zammını, Türkiye İstatistik Kurumunun her ay için belirlediği Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksinin (Yİ-ÜFE) aylık değişim oranları esas alınarak hesaplatmaya,

4. Madde hükmünü, alacaklı diğer amme idarelerini, alacak türlerini ve uyumlu borçlu kapsamına girebilecek borçlu kriterlerini belirleyerek uygulatmaya (Devlete ait olup Maliye Bakanlığına bağlı olanlar dışındaki tahsil dairelerince takip edilen alacaklar dâhil),

yetkilidir. Bu fıkranın (4) numaralı bendindeki yetkinin kullanılması hâlinde bu madde ile Maliye Bakanına tanınan yetkiler 48 inci maddede tanımlanan alacaklı amme idarelerinin tecile yetkili makamları tarafından kullanılır.

Maliye Bakanı;

1. Tecil edilecek amme alacağını tür ve tutar olarak belirlemeye,

2. Tecilde taksit zamanlarını, ödemelerin başlayacağı ayı, tecil talep tarihini takip eden aydan başlamak üzere 12 ayı geçmeyecek şekilde belirlemeye, ödeme dönemlerini, azami altı ayda bir yapılacak şekilde düzenlemeye,

3. Tecilde diğer şartları belirlemeye,

yetkilidir.

Maliye Bakanı, tecil yetkisini, sınırlarını açıkça belirtmek ve yazılı olmak şartıyla oluşturulacak tecil komisyonlarına devredebilir. Komisyonların teşkili ile çalışma usul ve esasları Maliye Bakanınca belirlenir.

Tecil şartlarına riayet edilmemesi nedeniyle muaccel olan amme alacağının tecili, talep edilmesi hâlinde en fazla iki defa geçerli sayılabilir.

Haciz yapılmışsa mahcuz mal, değeri tutarınca teminat yerine geçer. Tecil edilen amme alacakları ile ilgili olarak daha önce tatbik edilen ve borcun tamamını karşılayacak değerde olan hacizler, yapılan ödemeler nispetinde kaldırılır ve buna isabet eden teminat iade edilir. Ancak, mahcuz malların değeri tecil edilen borç tutarından az, zorunlu teminat tutarından fazla olması hâlinde, tatbik edilen hacizler, tecil şartlarına uygun olarak yapılan ödemeler neticesinde kalan tecilli borç tutarı mahcuz mal değerinin altına inmediği müddetçe kaldırılmaz. Tecilli borca karşılık alınan teminat ise, tecil şartlarına uygun olarak yapılan ödemeler neticesinde kalan tecilli borç tutarının zorunlu teminat tutarının altına inmesi durumunda, yapılan ödemeler nispetinde kaldırılır.

Tecil edilen amme alacağının ikimilyon Türk lirasını (bu tutar dâhil) aşmaması, mahcuz malın 10 uncu maddenin birinci fıkrasının (5) numaralı bendinde sayılan mal olması ve bu Kanuna göre belirlenmiş değerinin %50’sinden aşağı olmamak üzere satış bedelinin %50’sinin tahsil dairesine ödenmesi şartıyla mahcuz malın satışına izin verilir. Bu takdirde, kalan tecilli borç tutarı için zorunlu teminat tutarını karşılayacak mahcuz mal ve/veya teminat bulunması şartıyla satılan mal üzerindeki haciz kaldırılır. Bu hüküm ikimilyon Türk lirasını aşan tecilli borçlarda, değeri ikimilyon Türk lirasına kadar olan mahcuz mallar için uygulanır.

Tecil şartlarına riayet edilmemesi hâlinde tecil talep tarihinden itibaren 5 yıl geçmedikçe bu madde hükümlerinden, sekizinci fıkra hükümleri saklı kalmak kaydıyla, yararlanılamaz.

Bu madde kapsamında tecil edilen amme alacakları hakkında 48 inci maddenin yedinci fıkrası hükümleri uygulanır ve tecil edilen gecikme zammının (YÎ-ÜFE) aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanmış olması hâlinde gecikme zammı hesabı 51 inci maddeye göre düzeltilir.

Muhtelif kanunlarda vergi borcu bulunmadığına ilişkin şartları içeren hükümler çerçevesinde 48 inci maddeye yapılan atıflar bu maddeye de yapılmış sayılır.

5510 sayılı Kanunun 88 inci maddesinin onaltıncı fıkrasında “Cumhurbaşkanı, Kurumun 6183 sayılı Kanuna göre takip edilen alacakları için anılan Kanunun 48/A maddesini; en az üç yıl süreyle prim yükümlüsü olup son üç yıl içerisinde verilmesi gereken bildirgeleri kanuni sürelerinde vermiş olanlardan başvuru tarihi itibarıyla vadesi bir yılı geçmemiş borcunu borç ödemede hüsnüniyet sahibi olmasına rağmen ödeyememiş olanlar hakkında uygulatmaya ve uyumlu prim borçlularını belirlemeye yetkilidir. ”

Hükümleri yer almaktadır.

Söz konusu Kanun hükümlerine dayanılarak 31/03/2018 tarihli ve 30377 sayılı Resmî Gazetede 2018/11500 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ve 31/05/2018 tarihli ve 30437 sayılı Resmi Gazetede ise “Sosyal Güvenlik Kurumu Alacaklarının 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48/A Maddesine Göre Tecil ve Taksitlendirilmesine İlişkin Yönetmelik yayımlanmıştır.

Buna göre, Kanunun 48/A maddesine ilişkin usul ve esaslar belirlenmiş olup ünitelerimizce yürütülecek işlemler aşağıda açıklanmıştır.

3.1. Uyumlu prim borçlularının belirlenmesi

Ticari, zirai veya mesleki faaliyeti nedeniyle yıllık gelir veya kurumlar vergisi mükellefi olanlardan başvuru tarihi itibarıyla en az 3 yıldır prim ödeme yükümlüsü olup başvuru tarihinden geriye doğru son 3 yıl içinde verilmesi gereken aylık prim ve hizmet belgelerini ve muhtasar ve prim hizmet beyannamelerini süresinde vermiş (Kanuni süresinde verilen belgelere/beyannamelere ilişkin olarak kanuni süresinden sonra düzeltme amacıyla verilen belgeler/beyannameler bu şartın ihlali sayılmaz.) ancak borç ödemede hüsnüniyet sahibi olmalarına rağmen başvuru tarihi itibarıyla vadesi bir yılı geçmemiş borçlarını ödeyememiş olan borçlular, uyumlu prim borçlusu olarak kabul edilecektir.

Buna göre, uyumlu prim borçlusu sayılması için;

a) Ticari, zirai veya mesleki faaliyeti nedeniyle yıllık gelir veya kurumlar vergisi mükellefi

olması,

b) Ünitede en az 3 yıl önce tescil edilmiş bir işyerinin bulunması,

c) Ünitedeki işyerlerinin tamamında son 3 yıl içinde verilmesi gereken aylık prim ve hizmet belgelerinin ve muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinin süresinde verilmiş olması,

ç) Borcun talep tarihinden geriye doğru son 1 yıllık döneme ait olması,

d) Mali açıdan çok zor durumun bulunması,

e) Sigortalı çalıştırma yönünden faal işveren olması ya da borcun 4/b sigortalılıktan kaynaklanması halinde sigortalılığın devam ediyor olması,

Gerekmektedir.

3.1.1. Vergi mükellefiyeti yönünden uyumlu prim borçlusu olunması

6183 sayılı Kanunun 48/A maddesi kapsamında tecil ve taksitlendirmeye başvurabilecek borçluların öncelikle ticari, zirai veya mesleki faaliyeti nedeniyle yıllık gelir veya kurumlar vergisi mükellefiyetinin bulunması gerekir. Borçluların, ilgili vergi dairesinden alacakları vergi mükellefiyet türü ve gelir unsurunu gösterir belgeyi, başvuru formu (Ek-IA) ile birlikte ünitelerimize ibraz etmeleri gerekir. Borçlunun ticari, zirai veya mesleki faaliyetleri nedeniyle yıllık gelir veya kurumlar vergisi mükellefiyetinin bulunmaması halinde uyumlu prim borçlusu olmadığından borçlarının 6183 sayılı Kanunun 48/A maddesi kapsamında tecil ve taksitlendirilmesi mümkün bulunmamaktadır.

3.1.2. Borçlunun başvuru tarihinden geriye doğru en az 3 yıllık prim ödeme yükümlülüğünün bulunması

Borçlunun ticari, zirai veya mesleki faaliyeti nedeniyle yıllık gelir veya kurumlar vergisi mükellefiyetinin yanı sıra tecil ve taksitlendirmeye başvuru yaptığı tarih itibarıyla taksitlendirme işlemini yapacak ünitede (icra takip yönünden bu ünitede işlem gören diğer sosyal güvenlik merkezleri dâhil) en az 3 yıldır prim ödeme yükümlüğünün bulunması gerekir.

Örnek-1: Borçlu (B), 05/01/2015 tarihinde Kırıkkale Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünde tescil ettirdiği işyerinden olan borçlarını 6183 sayılı Kanunun 48/A maddesine istinaden tecil ve taksitlendirmek için 10/01/2019 tarihinde üniteye başvurmuştur. 10/01/2016 tarihinden (tecil talep tarihinden geriye doğru 3 üncü yılın başladığı tarihtir) itibaren 3 yıldır prim ödeme yükümlüsü olduğu kabul edilecektir.

Borçlunun, tecil ve taksitlendirme başvurusu yapılan ünitede (icra takip yönünden bu ünitede işlem gören diğer sosyal güvenlik merkezleri dâhil) birden fazla işyerinin bulunması halinde bu işyerlerinden borcu bulunup bulunmadığına bakılmaksızın herhangi bir işyerinin kanun kapsamına alınış (KKA) tarihi tecil ve taksitlendirme başvuru tarihinden 3 yıl önce ise bu borçlunun 3 yıl önce açılmış işyerinin bulunduğu kabul edilecektir.

Ornek-2: Borçlu (B) ’nin, 11/07/2016 tarihinde Sincan Sosyal Güvenlik Merkezinde (SGM) tescil edilen bir işyeri, 24/03/2015 tarihinde Keçiören SGM’de tescil edilen bir işyeri, 23/02/2018 tarihinde Kahramankazan SGM’de tescil edilen bir işyeri bulunmaktadır. Borçlu, Kahramankazan SGM’de tescil ettirmiş olduğu işyerinin borçlarını 6183 sayılı Kanunun 48/A maddesine istinaden tecil ve taksitlendirmek için 02/01/2019 tarihinde Rüzgarlı SGM’ye başvuruda bulunmuştur. Sincan, Keçiören ve Kahramankazan SGM’lerinde icra takip haciz ve satış servisi bulunmadığından ve bu üç SGM için Rüzgârlı SGM’de icra işlemleri yürütüldüğünden Rüzgârlı SGM’nin kapsam alanı içerisinde bulunan SGM’lerde tescil edilen en az bir işyerinden dolayı 3 yıllık prim ödeme yükümlülüğü şartının yerine getirilmesi yeterli olacaktır. Bu takdirde Kahramankazan SGM’de tescil edilen işyerinden dolayı 3 yıllık prim ödeme yükümlülüğü şartı yerine getirilmese de Keçiören SGM’de tescil edilen işyerinden dolayı 3 yıllık prim ödeme yükümlülüğü şartı yerine getirildiğinden ve bu iki SGM icra işlemleri yönünden Rüzgârlı SGM’de işlem gördüğünden dolayı 3 yıllık prim ödeme yükümlülüğü şartının yerine getirildiği kabul edilecektir.

Ancak aynı il müdürlüğüne bağlı icra takip işlemlerinin birden fazla SGM’de yürütülmesi halinde, 3 yıllık prim ödeme yükümlülüğü yönünden sadece tecil ve taksitlendirme talep ettiği ünitedeki (icra takip yönünden bu ünitede işlem gören diğer sosyal güvenlik merkezleri dâhil) işyerleri dikkate alınacaktır.

Ömek-3: Borçlu (A)’nın, 11/07/2016 tarihinde Fethiye SGM’de tescil edilen bir işyeri, 24/03/2015 tarihinde Bodrum SGM’de tescil edilen bir işyeri, 23/02/2018 tarihinde Marmaris SGM’de tescil edilen bir işyeri bulunmaktadır. Borçlu, Marmaris SGM’de tescil ettirmiş olduğu işyerinin borçlarını 6183 sayılı Kanunun 48/A maddesine istinaden tecil ve taksitlendirmek için 02/01/2019 tarihinde Marmaris SGM’ye başvuruda bulunmuştur. Fethiye, Bodrum ve Marmaris SGM’lerinin her birinde icra takip haciz ve satış servisi bulunduğundan dolayı her bir SGM’de tescil edilen işyerleri ayrı ayrı değerlendirileceğinden Bodrum ve Fethiye SGM’de tescil edilen işyerleri bakımından sorgulama yapılmayacaktır. Bu takdirde Marmaris SGM’de tescil edilen işyerinden dolayı 3 yıllık prim ödeme yükümlülüğü şartı yerine getirilmediğinden başvurusu reddedilecektir.

Ornek-4: Borçlu (C) ’nin, 16/03/2015 tarihinde İnegöl SGM’de tescil edilen bir işyeri, 23/02/2018 tarihinde Osmangazi SGM’de tescil edilen bir işyeri olmak üzere iki işyeri bulunmaktadır. Borçlu, Osmangazi SGM’de tescil ettirmiş olduğu işyerinin borçlarını 6183 sayılı Kanunun 48/A maddesine istinaden tecil ve taksitlendirmek için 02/01/2019 tarihinde Osmangazi SGM’ye başvuruda bulunmuştur. İnegöl SGM’de icra takip haciz ve satış servisi bulunmadığından ve Bursa ilinde icra işlemleri Osmangazi SGM bünyesinde yürütüldüğünden, il müdürlüğünde tescilli en az bir işyerinden dolayı 3 yıllık prim ödeme yükümlülüğü şartının yerine getirilmesi yeterli olacaktır. Bu takdirde Osmangazi SGM’de tescil edilen işyeri için 3 yıllık prim ödeme yükümlülüğü şartı yerine getirilmese de İnegöl SGM’de tescil edilen işyeri için 3 yıllık prim ödeme yükümlülüğü şartı yerine getirildiğinden dolayı işverence 3 yıllık prim ödeme yükümlülüğü şartının yerine getirildiği kabul edilecektir.

Ancak, aynı ilde bulunmakla beraber icra servisinin takip ile görevli olmadığı bir sosyal güvenlik merkezinde bulunan işyeri 3 yıllık prim ödeme yükümlülüğü şartı araştırmasında dikkate alınmayacaktır.

Ornek-5: Borçlu (D)’nin, 11/07/2016 tarihinde Manavgat Sosyal Güvenlik Merkezinde (SGM) tescilli bir işyeri, 24/03/2015 tarihinde Alanya SGM’de tescilli bir işyeri, 23/02/2018 tarihinde Kemer SGM’de tescilli bir işyeri bulunmaktadır. Borçlu, Kemer SGM’de tescil ettirmiş olduğu işyerinin borçlarını 6183 sayılı Kanunun 48/A maddesine istinaden tecil ve taksitlendirmek için 02/01/2019 tarihinde Muratpaşa SGM’ye başvuruda bulunmuştur. (Kemer SGM’de icra takip haciz ve satış servisi bulunmadığından Kemer SGM’de tescilli işyerlerinden kaynaklanan icra işlemleri Muratpaşa SGM’de yürütülmektedir.) Alanya ve Manavgat SGM’lerinde icra takip, haciz ve satış işlemleri ayrı yürütüldüğünden bu SGM’lerde takip edilen işyerleri araştırılmayacaktır. Dolayısıyla 3 yıllık prim ödeme yükümlülüğü şartı Alanya ve Manavgat SGM’de tescil edilen işyerleri için yerine getirilse de Muratpaşa SGM’de takip edilen işyeri için yerine getirilmediğinden başvurusu kabul edilmeyecektir.

Diğer taraftan 3 yıllık prim ödeme yükümlülüğü şartının sağlanıp sağlanmadığı hususu bağlı bulunulan il müdürlüğü ile sınırlı tutulacak olup başka bir ildeki işyerleri söz konusu şartın sağlanıp sağlanmadığı hususundaki araştırmaya dâhil edilmeyecektir.

Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 34 üncü maddesi kapsamında, özel nitelikteki inşaat işyerleri ile ihale konusu işyerleri hariç olmak üzere kapanma, terk veya tasfiye olmadığı hâlde işyerinde en fazla iki yıl süre ile sigortalı çalıştırılmadığı, işverenler tarafından bildirilen veya Kurumca tespit edilen işyerlerinin bulunması 3 yıllık prim ödeme yükümlülüğü şartının ihlali sayılmaz. Yönetmelik hükmü gereğince iki yılın aşılması halinde işyeri kanun kapsamından çıkacağı için bu kapsamda sigortalı çalıştırılmayan sürenin iki yıldan fazla olmaması gerekmektedir.

Örnek-6: Borçlu (E), 01/09/2016 tarihinde Kuruma tescil ettirdiği işyerinde 01/12/2018-01/04/2019 tarihleri arasında sigortalı çalıştırmamıştır. 6183 sayılı Kanunun 48/A maddesine istinaden borçlarını tecil ve taksitlendirmek için 25/09/2019 tarihinde Kuruma başvurduğunda 25/09/2016 tarihinden (tecil talep tarihinden geriye doğru 3 üncü yılın başladığı tarihtir) itibaren 3 yıldır prim ödeme yükümlüsü olarak kabul edilecek, sigortalı çalıştırmadığı 4 aylık süre yok sayılmayacaktır. Bu takdirde, diğer şartları da taşıması şartıyla başvurusu kabul edilecektir.

3.1.3. Ünitedeki işyerlerinin tamamında son 3 yıl içinde verilmesi gereken aylık prim ve hizmet belgelerinin ve muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinin süresinde verilmiş olması

Tecil ve taksitlendirme başvuru tarihi itibarıyla geriye doğru 3 yıl boyunca o ünitedeki (icra takip yönünden bu ünitede işlem gören diğer sosyal güvenlik merkezleri dâhil) işyerlerinin tamamında (borcu olmayan işyerleri de dahil) asıl aylık prim ve hizmet belgelerinin ve muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinin süresinde verilmiş olması (kanuni süresinde verilen belgelere/beyannamelere ilişkin olarak kanuni süresinden sonra düzeltme amacıyla verilen belgeler/beyannameler bu şartın ihlali sayılmaz.) halinde bu işveren prim belgelerini süresinde vermiş uyumlu prim borçlusu olarak kabul edilecektir.

Başvuru tarihinden geriye doğru prime ilişkin belgelerin süresinde verilip verilmediğinin incelenmesinde borçlunun başvuruda bulunduğu ünitedeki borçlu bulunsun bulunmasın tüm işyerleri dikkate alınacaktır.

Söz konusu 3 yıllık süre içerisinde 5510 sayılı Kanunun 102 nci maddesinin birinci fıkrasının;

(c) bendinin (1) numaralı alt bendi ile (4) numaralı alt bendi uyarınca asıl nitelikteki aylık prim ve hizmet belgelerinin verilmemesinden,

(m) bendinin (1) numaralı alt bendi ile (4) numaralı alt bendi uyarınca asıl nitelikteki muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinin verilmemesinden,

dolayı idari para cezası uygulanmamış olması gerekir.

3.1.4. Tecil ve taksitlendirme talep tarihi itibarıyla 1 yılı geçmiş borcunun bulunmaması

Genelgenin “3.2.1. Kapsama giren borç türleri” maddesinde belirtilen borç türlerinden, tecil ve taksitlendirme talep tarihi itibarıyla ödeme süresi 01/01/2018 tarihinden sonra olan ve bir yılı aşmayan borçlar 6183 sayılı Kanunun 48/A maddesi kapsamında değerlendirilecektir. Dolayısıyla, söz konusu hükümden yararlanılabilmesi için tecil talep tarihi itibarıyla kapsamda yer alan alacaklardan vadesi 1 yılı geçmiş borcun bulunmaması gerekmektedir.

Ornek-7: 10/9/2019 tarihinde borçlarını 48/A kapsamında taksitlendirmek için müracaat eden bir işverenin geriye doğru 1 yılın başlangıcı olan 10/9/2018 tarihi itibarıyla yasal ödeme vadesi geçmemiş olan 2018/08 ve sonrası aylara ilişkin sosyal sigorta primleri ile işsizlik sigortası primlerinden kaynaklanan borçları 48/A maddesi kapsamındadır. Şayet, bu işverenin 2018/08 öncesi kapsama giren borcunun bulunması halinde borç türüne bakılmaksızın hiçbir borcu 48/A maddesi kapsamında değerlendirilmeyecektir.

Ornek-8: Yukarıdaki örnekte borçlunun 2017 Aralık ayı ila 2018 Temmuz ayları arasında borçları bulunması halinde başvuru tarihi (10/09/2019) itibarıyla ödeme süresi 1 yılı aşan borcunun bulunması nedeniyle hiçbir borç türünden dolayı başvurusu kabul edilemeyecektir.

Diğer taraftan, 1/1/2018 tarihinden itibaren vadesi gelen borçlar madde kapsamında değerlendirileceğinden 2017 Aralık ve takip eden aylara ilişkin borçlar 48/A maddesi kapsamına alınacaktır. Dolayısıyla, 2017/Kasım ve öncesine ait borçlar 48/A maddesi kapsamında değerlendirilmeyecektir. Ancak, borçlunun başvuru tarihi itibarıyla 2017/Kasım ve öncesine ait borçlarının bulunması halinde bu borçlar, başvuru tarihinden geriye doğru 1 yılı geçmiş borcun bulunmamasına ilişkin yapılacak hesaplamada dikkate alınacaktır.

Örnek-9: Borçlu (H), 27/12/2018 tarihinde 2017/11-12 ile 2018/01-02-03-04-05-06-07 aylarına ilişkin sosyal sigorta ile işsizlik sigortası primlerinden kaynaklanan borçlarını 6183 sayılı Kanunun 48/A maddesine istinaden tecil ve taksitlendirmek için başvurmuştur. Başvuru tarihinden geriye doğru 1 yılı aşan borcunun olmaması nedeniyle tecil talebi kabul edilecek ancak tecil kapsamına 2017 Aralık ve sonrası dönemler alınacaktır.

Başvuru tarihi itibarıyla Kanunun 48 inci veya 48/A maddesine göre tecil ve taksitlendirme yapılmış ya da özel kanunlara göre borçlar yapılandırılmış ise söz konusu borçlar 1 yılın hesabında dikkate alınmayacaktır.

Öte yandan ödemeleri ertelenen borçlar yönünden, ertelenen borcun erteleme sonrası belirlenen son ödeme tarihi (01/01/2018 ve sonrası olmak üzere) ile başvuru tarihi arasında 1 yıldan fazla sürenin geçmemiş olması halinde bu borçlar da 1 yılı geçmeyen borç olarak değerlendirilecektir.

3.1.5. Borçlunun çok zor durum hali, tecil ve taksitlendirme süreleri ile tecil faiz oranlarının tespiti

6183 sayılı Kanunun 48/A maddesi uyarınca yapılacak tecil ve taksitlendirme işlemlerinde, borçluların “çok zor durum”halinin tespitinde;

Bilanço esasına göre defter tutan yıllık gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerinin çok zor durum halinin tespitinde aşağıdaki mali göstergeler kullanılır.

Nakit Oranı Hazır Değerler + Menkul Kıymetler Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklar

Likidite Oranı Dönen Varlıklar – Stoklar Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklar

Kaldıraç Oranı Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklar + Uzun Vadeli Yabancı Kaynaklar Toplam Varlıklar

İşletme hesabı veya zirai işletme hesabı esasına göre defter tutan, ticari kazancı basit usulde tespit edilen ve serbest meslek kazanç defteri tutan mükelleflerin çok zor durum halinin tespitinde aşağıdaki mali göstergeler kullanılır.

Nakit Oranı Kasa + Banka Kısa Vadeli Borçlar

Likidite Oranı Kasa + Banka + Kısa Vadeli Alacaklar Kısa Vadeli Borçlar

Kaldıraç Oranı Kısa Vadeli Borçlar + Uzun Vadeli Borçlar Toplam Varlıklar

Borçluların mali durumlarının değerlendirilmesi sonucu;

a) Nakit oranının 0,1 veya 0,1’den küçük olması,

b) Likidite oranının 0,7 veya 0,7’den küçük olması, e) Kaldıraç oranının 0,7 veya 0,7’den büyük olması Şartlarının bir arada bulunması gerekir.

Söz konusu 3 şartı birlikte sağlayan borçluların çok zor durumda oldukları kabul edilerek aşağıda belirtilen likidite ve kaldıraç analizi tablolarına göre ayrı ayrı tespit edilen dereceler toplanarak “Çok Zor Durum Derecesi” bulunur. Söz konusu 3 şartın birlikte sağlanamaması halinde ise tecil ve taksitlendirme talepleri reddedilir.

Genelgeyi İndir

Yorum Yap