1. Ana Sayfa
  2. Makaleler
  3. Haklı nedenle fesihte “haksız duruma” düşmeyin!

Haklı nedenle fesihte “haksız duruma” düşmeyin!

Haklı nedenle fesihte “haksız duruma” düşmeyin!
1

İş kanunumuz, haklı bir sebebin varlığı halinde hem işçiye hem de işverene iş akdini derhal feshetme hakkı tanımıştır.

İş akdinin derhal feshi; “kıdem, ihbar, yıllık izin ücreti gibi konularla birebir ilişkili olduğundan”, bunun “yanlış kullanılması” taraflara maddi bir külfet ya da avantaj olarak dönebilmektedir. Bu nedenle haklı nedenle derhal fesih konusunu hem işçi hem de işverenin iyi bilmesi ve “fesih işleminin usulüne uygun olarak yapılması” büyük önem arz etmektedir.

HAKLI NEDENLE DERHAL FESİH YAPILABİLECEK DURUMLAR…

4857 Sayılı İş Kanununun 24 ve 25. Maddesinde, işçi ve işveren açısından haklı nedenle derhal fesih yapılabilecek haller açıkça belirtilmiştir. Buna göre, iş sözleşmesi ister belirli, isterse belirsiz süreli olsun;

-Sağlık sebepleri,

-Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller,

-Zorlayıcı sebepler,

-İşçinin gözaltına alınması veya tutuklanması halleri; karşı tarafa haklı nedenle derhal fesih hakkı tanımaktadır. 

DERHAL FESİH HAKKINI KULLANIMINDA 6 GÜN VE 1 YIL…

Çalışma hayatımızda işçi veya işveren açısından haklı fesih nedeninin ortaya çıkması daha çok “ahlak ve iyi niyet kurallarına uyulmamasından” kaynaklanmaktadır. Bazen işçiler bazen de işverenler bu fesih hakkını kullanmakla ilgili “yasal süreleri”bilmediğinden, “haklı iken haksız duruma” düşebilmektedir.

Çünkü; haklı nedenle fesih hakkını kullanma süreleri sınırsız değildir. İş Kanunu 26. Maddede;

“24 ve 25’inci maddelerde gösterilen ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hallere dayanılarak işçi veya işveren için tanınmış olan sözleşmeyi fesih yetkisi, iki taraftan birinin bu çeşit davranışlarda bulunduğunu diğer tarafın öğrendiği günden başlayarak “altı iş günü geçtikten ve her halde fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl sonra” kullanamaz. Ancak işçinin olayda maddi çıkar sağlaması halinde bir yıllık süre uygulanmaz.” denilmek suretiyle iki kritik tarihe riayet edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu sürelere uymayan işçi veya işverenin feshi, haklı fesih sonucu doğurmaz.

Kanunda belirtilen süreleri açacak olursam;

Altı günlük(iş günü) süre işveren veya işçinin haklı nedenle feshe sebep olan olayı öğrendiği günden başlar ve olayın “öğrenildiği gün sayılmaz.”

Şayet işveren tüzel kişi ise 6 günlük(iş günü) süre “fesih yetkisine sahip yöneticinin” olayı öğrendiği günden itibaren başar.

Kanunda belirtilen bir yıllık süre her iki durumda da olayın gerçekleştiği günden başlar ve olayın “öğrenildiği gün sayılmaz.”

Haklı nedenle feshe sebep olan olayın devamlılık arz etmesi durumunda altı gün ve bir yıllık “hak düşürücü süreler işlemez.” Her bir olayda yeniden başlar.

UYGULAMALARA DAİR ÖRNEKLER…

Örnek 1: İşveren (tüzel kişi ise yönetici); işyerine alkollü olarak gelen ve kavga çıkartan çalışanıyla ilgili, o gün tutanak tutar fakat tutanak tarihinden sonraki altı iş günü içerisinde çalışanını derhal işten çıkarmaz ise haklı fesih sonucu doğmayacaktır. Dolayısıyla hak düşürücü bu süreden sonra çalışanını çıkarmak ister ise alacaklarını da (ihbar, kıdem gibi) ödemek zorunda kalacaktır.

Örnek 2: İşveren (tüzel kişi ise yönetici); işçisini istifaya zorlamak için onu başka bir göreve atamış (müdür konumundan personel konumuna getirmek gibi) ve iş şartlarını ağırlaştırmıştır. Bu durumda işçi kendine görev değişikliğinin bildirildiği tarihten itibaren altı iş günü içerisinde iş akdini haklı sebeple feshedip işvereninden ihbar, kıdem ve diğer haklarını talep etmelidir. Aksi halde işçi; bir ay sonra “ben bu görev değişikliğini kabul etmiyorum, tazminatımı da alıp işten ayrılmak istiyorum” dediği takdirde hak düşürücü süre olan altı iş günlük süreyi kaçırdığından “tazminat alamayacaktır.” 

Örnek 3: İşveren (tüzel kişi ise yönetici); iki yıl önce işyerinde bulunan makine ve demirbaşı kullanılmaz hale getiren kişinin, yanında çalışan işçisi olduğunu “yeni” öğrenmiş ve onu derhal işten çıkarmıştır. Bu olay hak düşürücü süre olan “olayın meydana geldiği tarihten sonraki bir yıllık süre” zarfında öğrenilmediğinden (iki yıl sonra) işveren; işten çıkardığı işçisinin tazminatını ödemek zorunda” kalacaktır.    

Özetle; ister işçi olun ister işveren, haklı nedenle iş sözleşmesini derhal feshederken sürelere aman dikkat!

Haklı iken haksız duruma düşebilir siniz…

Not: Soru ve görüşleriniz için iletisim@ozkantastan.com adresine mail atabilirsiniz.

SOSYAL MEDYA TAKİP
facebook.com/s.m.m.m.ozkantastan
twitter.com/ozkantastan1

Yorum Yap