İlginizi Çekebilir!
  1. Ana Sayfa
  2. Makaleler
  3. Dernek Üyeleri ve Çalışanlarının Sigortalılık İşlemleri-Gönüllü Çalışan Dernek Üyesi SGK lı olur mu? /Fatih Çoşkun

Dernek Üyeleri ve Çalışanlarının Sigortalılık İşlemleri-Gönüllü Çalışan Dernek Üyesi SGK lı olur mu? /Fatih Çoşkun

Dernek Üyeleri ve Çalışanlarının Sigortalılık İşlemleri-Gönüllü Çalışan Dernek Üyesi SGK lı olur mu? /Fatih Çoşkun

5253 Sayılı Dernekler Kanunu, “Kazanç paylaşma dışında, kanunlarla yasaklanmamış belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere, en az yedi gerçek veya tüzel kişinin, bilgi ve çalışmalarını sürekli olarak birleştirmek suretiyle oluşturdukları tüzel kişiliğe sahip kişi topluluklarını” dernek olarak tanımlamaktadır. Şu an Ülkemizde 116.572 tane aktif dernek, bu derneklerde 2.310.950 kadın üye ile 8.816.925 erkek üye olmak üzere toplamda 11.127.875 üye bulunmaktadır. Derneklerin her sene mülki idare amirliklerine verdikleri beyannamelerde belirttikleri 2017 yılına ait çalışan sayıları şöyledir.

Derneklerde diğer kuruluşlar gibi kendi bünyelerinde veya kurdukları iktisadi işletmelerde personel çalıştırmaktadırlar. Aktif olan dernek sayısının yaklaşık 116.000 olduğu düşünüldüğünde yukarıdaki tabloda gösterilen çalışan sayısının çok az olduğu söylenebilir. Bunun ana sebeplerinden bir tanesi derneklerin sigortalılık işlemlerini tam olarak bilmemesi ve hatalı bir işlem yapmaktan kaçınmasıdır.

5253 Sayılı Dernekler Kanunun 13. Maddesinde belirtildiği üzere; “(…)(1) dernek hizmetleri gönüllüler veya yönetim kurulu kararı ile göreve başlatılan ücretliler aracılığıyla yürütülür.” denmektedir. Yönetim Kurulu kararı ile göreve başlatılan kişiler ve gönüllüler olarak çalışanlar iki gruba ayrılmıştır. Gönüllülük esasına dayalı çalışma üyelik statüsüne bağlandığından buradan üyeler ve üye olmayan çalışanlar anlaşılmalıdır. Dikkat edilmesi gereken önemli husus Yönetim Kurulunun ücretli olarak çalıştıracağını belirttiği kişi hakkında SGK’ya işe giriş bildirgesi verilmeden karar defterinde kişinin kimlik bilgileri ile ne iş yapacağının yazılması ayrıca kişinin dernek üyesi olup olmadığının kontrol edilmesi eğer ki dernek üyesi ise üyelikten kendisinin talep etmesi vb. nedenlerle çıkarılması bunun akabinde sigortalılık işlemlerinin yapılmasıdır.

Dernekler Kanunu 13. Maddesi dernek çalışanlarını sınıflandırmış olup Sosyal Sigortalar mevzuatında belirlenen dernek çalışanları hakkında düzenleme 2013/11 Sayılı Sigortalılık İşlemleri Genelgesinde düzenlenmiş, bunun haricinde de bir düzenleme yapılmamıştır. Söz konusu düzenleme mevzuata 01/09/2016 tarihinde yayımlanan 2016/20 Sayılı Genelge ile eklenmiştir.

Söz konusu Genelgede aynen; “Dernekler ya da derneklerin kurduğu iktisadi işletmelerde çalışma gönüllülük esasına dayandığından dernek yönetim ve denetim kurulu üyeleri ile dernek üyeleri dernekte yaptıkları işler nedeniyle ücret alsalar dahi sigortalı sayılmayacaktır. Dernek yönetim kurulu tarafından işe alınan ücretliler hakkında ise Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi hükümleri uygulanacaktır.” demiştir. Öncelikle bu hükmü anlaşılır hale getirmek için gönüllülük ne demek açıklamak gerekir. Gönüllülük, kavram olarak geniş bir tanıma sahip olsa da en temel anlamı ile bireylerin maddi bir çıkar beklemeden toplum faydasına hizmet eden faaliyetlere destek vermesidir. Dolayısıyla gönüllülük kavramının içerisinde maddi çıkar, bireyin kendi iradesi dışında zorlama, baskı gibi unsurlar yer almamaktadır. Kişi gönüllülük kastını dernek üyesi olarak göstermektedir. Zaten Genelge gönüllülük esasına dayalı çalışmayı üyelik şartına bağlamıştır. İş akdi unsurlarından olan bağımlılık Genelge deki bu hüküm ile ekarte edilmiş ve bu bağ kesilmiştir. İşin özünde bağımlılık koşulunun gerçekleşmeden üyelerin sadece gönüllülük esasına göre çalıştıklarak iş ilişkisinin oluşmadığı sonucuna varılmıştır. Netice itibariyle Dernek üyeliği, üye kayıt defterine işlenmiş ve yönetim kurulu kararı ile kabul edilmiş bir kişi dernekte yaptığı tüm işler için kesinlikle sigortalı olamayacaktır.

Dernekler Kanunun 13. Maddesinde; “Yönetim ve denetim kurulu üyeleri dışındaki üyelere ücret, huzur hakkı veya başka bir ad altında herhangi bir karşılık ödenemez.” denilmiş olup dernek üyelerine yapacakları iş nedeniyle “ücret” alamayacakları ibaresi özellikle zikredilmiş ve hatta hiçbir karşılık ödenemeyeceği belirtilerek diğer ödemelerin bu kapsama girmesi engellenmiştir. Her ne kadar Dernek üyelerine ücret ödenemeyeceği Kanunla hüküm altına alınmış olsa da 2013/11 Sayılı Genelge, dernek üyesine ücret ödense dahi sigortalı kapsamına almamıştır.

Derneklerin Dikkat Etmesi Gereken Hususlar

Derneklerin denetimi İçişleri Bakanlığı veya En büyük mülki idare amiri tarafından gerçekleştirilir. Dernekler Denetçilerin veya Mülkiye Müfettişlerinin düzenlediği raporlarda dernek çalışanların sigortalılığı ayrıca kontrol edilir ve dahi ücret pusulaları istenir. Valilik tarafından da dernekler hakkında şikayete bağlı olsun olmasın yapılan denetimlerde yine dernek çalışanları incelenir ve tespit edilir. Kayıt Dışı çalıştığı tespit edilen kişiler ile ilgili olarak Sosyal Güvenlik Kurumuna bilgi verilir, bu bilgi neticesinde kişilerin üye olduklarına dair raporda ayrıntılı bilgi varsa (2016/20 Genelge Yürürlük tarihi dikkate alınarak) kişiler 2013/11 Sayılı Genelge gereği sigortalı sayılmayacaklardır. Eğer ki kişilerin dernek üyeliği hakkında net bir ibare yoksa durum SGK denetimine intikal ettirilecek ve kişilerin dernek üyesi olup olmadıkları, üyelikleri varsa üyelikten ayrılıp ayrılmadıkları araştırılarak sonuca varılacaktır.

Dernekler Yönetmeliğinin 26. Maddesinde belirtildiği üzere; “Yabancı dernekler, Türkiye’deki faaliyetlerinde derneklerin tabi olduğu mevzuat hükümlerine tabidir.” denilmiş olup yabancı derneklerin de mevzuattaki hükümlere göre hareket etmesi gerekmektedir.

Beyanname verme yükümlülüğünü düzenleyen, 5253 sayılı Dernekler Kanunu’nun 19 uncu ve 31.03.2005 tarih 25772 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Dernekler Yönetmeliğinin 83’üncü maddeleri uyarınca;

Dernek Beyannamelerinin her takvim yılının ilk dört ayı içinde (Ocak ayı başından Nisan ayı sonuna kadar herhangi bir mesai gününde verilebilir) bir önceki yıla ait olmak üzere mülki idare amirliğine verilmesi gerekmektedir. Beyannamenin Bölüm IV – Üye ve Çalışan Bilgileri kısmında; dernek çalışanlarının belirtilmesi istenmiştir. Burada dikkat edilecek husus dernekte ücretle çalışan kişiler içerisinde üye olmayanları “ücretli çalışan” üye olanları ise gönüllü çalışan olarak beyan etmektir. Zira beyannamede doldurulan veriler SGK’ya yapılan bildirimler ile karşılaştırılmaktadır.

Bir veya birden fazla derneğe üye olan bir kişinin üye olmadığı bir dernekte iş akdine bağlı olarak çalışmasının mevzuata göre bir aykırılık oluşturmadığı kanaatindeyim. Genelge dernek üyeliği ile gönüllülük esasını birleştirmiş olmakla beraber kişinin üye olmadığı bir dernekte gerçekleştirdiği hizmetlerin gönüllülük esasına dayanmadığı kabulü ile 5510 Sayılı Kanunun 4/1/a bendine tabi sigortalı yapılması gerekmektedir.

Mevzuata aykırı olarak Dernek üyelerine ücret ödemesi yapılarak Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmesi üzerine inceleme yapılması halinde dernek üye kayıt defteri ve yönetim kurulu karar defteri incelenecek kişinin üye olduğu dönem sigorta hizmet kayıtlarının silinmesi cihetine gidilecektir. Kayıtlarının silinmesi üzerine dernek kayıt ve belgelerine geçersizlik verilerek idari para cezası uygulanacaktır. Fakat Kurum kaybının oluşmadığı gerekçe gösterilerek idari para cezalarına itiraz edilebilir.

Mevzuata Eleştirel Bir Bakış

2013/11 Sayılı Genelge ile mevzuat, dernek üyelerinin gönüllülük esasına bağlı olarak çalışmasını kabul etmiş ve tüm sigorta kollarından muaf tutmuştur. Gönüllülük esasının mevzuatımızda tanımı veya hukuksal altyapısı mevcut değildir. “Gönüllülük, geleneksel yardımlaşma, sosyal hizmetlerin ulaştırılması ve farklı sivil katılım yolları gibi çok çeşitli aktiviteleri işaret eder. Gönüllülük özgür irade ile toplumun genelinin iyiliği için yapılan ve maddi menfaatin asıl harekete geçirici faktör olmadığı bir faaliyettir.” Gönüllülük faaliyetleri, bir ücret karşılığı yapılmadığı için ve bağımlılık unsuru içermediğinden iş akdi çerçevesinde değerlendirilemez. Burada temel sorun iş ilişkisi içermeyen bir çalışmanın sigorta kollarından yararlanıp yararlanmayacağıdır. Bu konu hakkında çok az Yargıtay kararları mevcut olmakla birlikte kararlar birbirinden farklıdır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 02.02.2005 tarihli ve 2004/737 E. ve 2005/26 K. numaralı kararında; “Bazı durumlarda, taraflar arasında sıkı bir bağımlılık ilişkisi bulunmasa da, işveren iş organizasyonu içinde yer almaktaysa bağımlılık unsurunun varlığının kabulü gerekmektedir. Önemli yön, işverenin her an denetim ve buyurma yetkisini kullanabilecek olması, çalışanın, edimi ile ilgili buyruklara uyma dışında çalışma olanağı bulamayacağı nitelikte teknik ve hukuki bir bağlılığın bulunmasıdır.” şeklinde hüküm kurmuş olup bağımlılık unsurunun iş organizasyonu içerisinde bulunma ve talimat altında çalışma ile sağlanabileceğini belirtmiştir. Burada esaslı nokta kişinin dernek çatısı altında gerçekleştirdiği hizmeti örgütün bir fonksiyonu veya bir parçası olarak mı icra ettiği yoksa bireysel ve bağımsız çalışmasının mı bulunduğudur. Örneğin Lokale gelen üyelerin kendilerine çay alması ve masaya getirmeleri pekâlâ bir organizasyon içerisinde değerlendirilememesine rağmen düzenli bir şekilde lokale gelip üyelere çay dağıtımı yapan ve çay ücretini tahsil eden bir dernek üyesinin ücret almasa dahi iş teşkilatının içerisinde yer aldığı çay ocağına bakmadığı takdirde işin aksayacağı, bağımsız hareket edemeyeceği açıktır.

Günümüz derneklerin sayısı, faaliyet alanları ve büyüklüğü düşünüldüğünde belli organizasyon ve plan dahilinde çalıştıkları, gönüllülerin bu plan dışarısında bağımsız hareket etmelerinin zor olduğu, dernek için yapılan işler karşılığı ücret alan, düzenli çalışan bu kişilerin en azından İş Kazası ve Meslek Hastalıklarına karşı korunmalarının sağlanmasının Sosyal Devlet İlke ve Gerekleri ile Anayasanın Sosyal Güvenlik Hakkı gereğince olması gerektiğine inanıyorum.

Ayrıca Gönüllülük teriminin mevzuatımızda tanımlanması gerektiği, sigortalı sayılmayan bu kişilerin Genelge ile değil 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun 6. Maddesinde yer alması gerektiği ve diğer Kanunlar ile uyum içerisinde düzenlenmesi kanaatindeyim.

Fatih Çoşkun
Sosyal Güvenlik Denetmeni
fatihsgk.uzman@hotmail.com

Kübra Doğan Yenisey, Mahmut Kabakcı, Gönüllü Emeği ve İş Hukuku, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, 2017, s.83

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2.2.2005 tarih ve E. 2004/737 E. sayılı kararı.

Türkiye’de Gönüllülük, UN Volunteers in Action.

Dernekler Yönetmeliği.

İçişleri Bakanlığı, Dernekler Dairesi Başkanlığı İnternet Sitesi.

5253 Sayılı Dernekler Kanunu.

Dernekler Beyannamesi ve Dernekler Denetimi Rehberi.

2013/11 Sayılı Genelge (2016/20 Sayılı Genelge Değişiklikleri

Kaynak: www.MuhasebeTR.com 

Yorum Yap